20 Şubat 2012

DURUP DURURKEN



Durup dururken içimde bir şeyler kopup tıkıyor boğazımı,
Durup dururken sıçrayıp kalkıyorum yarıda bırakıp yazımı,
Durup dururken rüya görüyorum bir otelde, holde, ayakta,
Durup dururken çarpıyor alnıma kaldırımdaki ağaç,
Durup dururken bir kurt uluyor aya karşı bahtsız, öfkeli, aç,
Durup dururken yıldızlar inip sallanıyor bir bahçede, salıncakta,
Durup dururken mezardaki halim geçiyor aklımdan,
Durup dururken kafamda bir güneşli duman,
Durup dururken hiç bitmeyecekmiş gibi bağlanıyorum başladığım güne,
Ve her seferinde sen çıkıyorsun suyun yüzüne..

                                            NAZIM HİKMET RAN

1 Şubat 2012

Bence Şimdi Sen De Herkes Gibisin



Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor

Onlardan kalbime sevda geçmiyor

Ben yordum ruhumu biraz da sen yor

Çünkü bence şimdi herkes gibisin



Yolunu beklerken daha dün gece

Kaçıyorum bugün senden gizlice

Kalbime baktım da işte iyice

Anladım ki sen de herkes gibisin



Büsbütün unuttum seni eminim

Maziye karıştı şimdi yeminim

Kalbimde senin için yok bile kinim

Bence sen de şimdi herkes gibisin



Kadıköy - 1918

Eklenme Tarihi: 14.08.1999


                              NAZIM HİKMET

2 Aralık 2011

'''''ÖMRÜM''''

kendi pencerem olsun isterdim


baktığımda beni en çok mutlu edenleri görmek.


zaman dursun isterdim tam gözlerine bakarken


ya da beni sardıgında bedenimi bırakmasın..


kötü birgün ardından kararsın ısterdım dunya,


sabah o yanımda olacaksa açmak isterdım gözlerimi


ve doyasıya izlemek onu..


kaybolmak yada varolmaksa kaderım ben onunla isterdım.


baktıgımda manzarası sen olan pencerem olsun isterdim.


sen sadece benim ÖMRÜM ol isterdim..


(siz en çok ne isterdiniz bunun devamını bu yazıyı okuyanlardan bekliyorum)


TuqbaqüL

GECELERE SOR

Gecelere yazıyorum adını
Sadece gecelere
Kimseler görmesin, bilmesin diye
Sadece gecelere...
Gündüzleri korkuyorum anlatmaya
Birilerinin seni tanımasından
Başka bir gözün sana bakmasından
Sadece geceleri söylüyorum adını...
Uyumasını bekliyorum herkesin
Kimse bilmesin sevmesin seni
Saklı bir maden gibi çıkarıyorum
Sadece geceleri düşüyorsun dilime..
Güneş bilmez seni ne çok sevdiğimi
Yıldızlara sor şahittir her geceme
Başkalarına sorma beni
Sadece gecelere, gecelere sor bendeki seni...

30 Kasım 2011

BENDEKİ KARAMSARLIK


Yine geçtim kendimden.. kocaman erin bir sessizliğe gömülüm yine.. belki bu son diye bir ümitle yıktım bütün hayallerimi..belkide tüm anılarımı bir çırpıda sildim hayatımı..açıkçası yine yaptım yapacağımı. bir marifet gibi anlatmak da doğru değil. ama elde değil.. belkide tek yoldaşım burası.. o olmasayı ne yapardım bilmiyorum...

27 Kasım 2011

Ellerimde Bir Göztaşı

Ellerimde bir göztaşı, gözlerim boş gidiyordum

Ne bileyim, bir damlanın böyle deniz olduğunu

Şaştım, mavi bir fal gibi açılınca önümde

Giritli bir ölümüm varmış, bir balıkçı fitil gibi

Patlayacakmış avucunda otuz çubuklu gençliğim

Üç günde mi desem, üç gökte, üç kulaçta mı

Ben ki, o camgöbeği çiçekler açan ağaç

Kırılmaz bardaklar gibi tuzla buz olacakmış

Ne zaman boğulsam böyle yosun kokuyordu ışık

Sabahcı kahvelerde bir çiroz ötüyordu

Ve dalgalarımı geçen o deniz şoförleri

Böyle uyur düşlere bindirmiş gemiler

Uyuklar gibi üstünde mermer masaların

Bir tahta parçasıydım, osmanlı bir kazadan kalmış

Yüzüyordum, islam kaptanın ahşap ayağında

Öbür tahtalara öbür insanlara doğru

Cumhurdu mürekkep balığı, simsiyah yüzüyordum

Ne bileyim, bir korkunun böyle destan olduğunu

Ağardım, nisanlayınca gece, ve yavrulayan yalnızlık

Ya da ilk insanın doğduğu, öldüğü dağdı Moby Dick

Nefes aldıkça filbahriler köpürüyordu sulardan

Çanlar çalıyor kulaklarımda, yunuslar yarışıyordu

Alyuvarlar, dolkuşları ve rüzgar midyeleri

Dedim, dünya gibi bulut yok dünya üstünde

Ellerimde bir göztaşı, gözlerim boş gidiyordum

Ne bileyim, bir türkünün böyle Veysel olduğunu

Açıldım, çıkmaz bir sokak gibi, kapanınca denizde.



– Can Yüce –